Yeni başlayanlar için içerik yazarken yapılan 5 hata

921

“İçerik kraldır” evet ama her içerik değil.

İster bir blog, ister bir video içerik, ister bir mecra, ister bir marka için reklam metni olsun yazdığınız/ürettiğiniz içeriğin hedef kitlede yarattığı etki kadar iyisiniz.

Gün geçtikçe trendler değişse de içerik üretiminde odak nokta hep hedef kitle olmalı.

Kime hitap ettiğinizi unutmayın.

Kim’i belirledikten sonra Nasıl’a odaklanın.

Hedef kitle ile empati yapamazsanız yazdığınız içeriği yalnızca “yazmış” olursunuz.

Hem markalar hem de kişisel girişimler için içerik üretiminde yapılan 5 hatayı sizler için yazmak istedim.

Zihin haritasız yola çıkmak

Bir zihin haritası olmadan klavye başına oturduğunuzda başladığınız mesaj ile yazının sonunda verdiğiniz mesajın birbirinden farklı olma ihtimali yüksek. Lisede veya üniversitede yazdığınız makaleleri hatırlayın. Giriş paragrafında iddianızı dile getirmeli, gelişmede detaylandırmalı ve sonuç kısmında detayların sonucunda bu savı neden desteklediğinizi yazarsınız. İçerik üretirken bir zihin haritası ile bu kısımları belirleyebilirseniz ancak o zaman mesajınızı etkili bir şekilde verebilirsiniz.

Fazla satış odaklı olmak veya yeterince satış odaklı olmamak

Her ikisi de uzak durmanız gereken uç noktalar. Her cümlenizde ürünü satmaya çalışmak kadar okuyucuyu satışa yönlendirmede yetersiz kalmak da markanıza zarar verecek. Odağınız bir hizmeti, markayı, ürünü satmak ise okuyucuyu bıktırmadan ancak iddialarınızı destekleyecek bilgiler vererek içerik üretmelisiniz.

Fazla ünlem işareti kullanmak

Ünlem işareti içerik üretmenin 7 günahından biri desek yanlış olmaz sanıyorum. Gerektiği yerlerde kullanmanın yarattığı etkinin büyüklüğü fazla kullanmanın yaratacağı rahatsızlıkla aynıdır.

Ünlem işaretiniz en yaratıcı ve etkili iddialarınız için saklarsanız okuyucunun “Satın Al” / “Üye ol” veya “Paylaş” düğmesine basmasını sağlayabilirsiniz.

Kelime sayısı odaklı yazı yazmak

SEO hayatımıza girdi gireli hayatı kelime sayısına endeksli yaşıyoruz. 300 kelimenin altında kalmayacağım diye yazdığınız yazıların etkili olma ihtimali yok denecek kadar az. Mazrufu geçip zarfa takıldığımız bu noktada çok fazla şey yazmış ancak hiçbir şey söylememiş oluyoruz.

Yazdığını yeniden okumamak

Eski Tweetlerimize veya Facebook gönderilerimize bakınca itiraf edelim hepimiz “Bunu hangi akla hizmet yazmışım” diyoruz. Aslında bu tavrımızdan çıkarmamız gereken bir ders var şüphesiz. Bir konuya odaklanmış, duygusal olarak o konuya eğilmiş bir durumdayken yazdıklarımız aslında tamamen düşündüklerimizi yansıtmıyor olabilir. Yazdığınız her cümleyi/yazıyı mutlaka sonradan okumalısınız. Bence yüksek sesle okumak çok daha etkili. Hedef kitlenin nasıl duyacağı mesajınızı etkili iletebilmek için çok önemli.

Ben araya mutlaka bir başka iş koyup sonra yazıya geri dönüyorum.

İyi (içerikli) günler 🙂

Sevgiler

Gizem Aydoğan

Facebook ve Instagram hesaplarımı takip etmeyi unutmayın 🙂