Nar’ın Sanat Günlüğü : Füreya Koral

603
Seramik sanatı denilince akla gelen Füreya Koral’ın hem hayatı hem eserleri hem de içsel yolculuğuna dair bir sergi bugünlerde Beşiktaş Akaretler’de ücretsiz gezilebiliyor.
Kale Grubu’nun 60. kuruluş yıldönümü kapsamında destek verdiği Füreya Koral sergisi mutlaka gezilmesi gereken sergilerden biri.
Füreya Koral Retrospektif Sergisi
Füreya Koral Retrospektif Sergisi’nde 200’e yakın eser var. Minik kuş evlerinden duvar tabaklarına, Füreya Koral’ın hediye etmek için hazırladığı pipoluk ve masa araç gereçlerinden duvar resimlerine kadar enfes bir koleksiyon var.
Çocuklar için de seramik atölyesi düzenleme planları varmış ki çocuğunun bu sanat dalıyla tanışmasını isteyen anneler ve babalar mutlaka bir göz atmalı.
Füreya Koral sergisinde en göze çarpan detaylar duvar tabakları şüphesiz. Bizim kültürümüzde pek yoktur ancak sergiye gidince ne kadar müthiş göründüğünü fark edip evinizde mutlaka bir tane bulunmasını istiyorsunuz.
Seramiğe adeta ruhunu akıtmış bir sanatçı olan Füreya Koral belgeselini de oldukça ferah bir alanda izleme şansı yakalayabilirsiniz.
Füreya Koral sergisi 18 Kasım 2017- 18 Ocak 2018 tairhleri arasında Akaretler Sıraevler’de.
Nar’ın Sanat Günlüğü : Füreya Koral
Füreya Koral sergisini sergi kapsamında Nar’ın Sanat Günlüğü serisinde Füreya Koral’ı anlatan yazar ve Bahçeşehir Üniversitesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü Başkanı Nazlı Eda Noyan ile birlikte gezdim. Sergi üzerine sohbetimizin yanı sıra kendi serüveninden ve yeni projelerinden de bahsettik.
Yaptığı işi heyecanla anlatanlardan Nazlı Eda Noyan. Deyimi yerindeyse ağzı sulanıyor Nar’ın Sanat Günlüğü’nden, Füreya’dan, animasyonlardan, “Hayatı Dokuyan İplikler” ve “Kız Kardeşlerin Masalı” isimli animasyın belgesel projesinden söz ediyoruz. Kadınlar yaptığı işlerde hep merkezde. Alanında öncü olmuş kadınlar, birbirine destek olmuş kadınlar… Gelin hep birlikte Nazlı Eda Noyan’ın çocuk kitapları, Füreya ve animasyon serüvenini öğrenelim.
Nazlı Eda Noyan kimdir? Bize kısaca kendini anlatır mısın?
 Kendimi üretmeyi, sanat ve tasarımı, ailesini hayatının merkezine koymuş, hayatın anlamını bunların dengesinde bulmuş biri olarak tanımlayabilirim. İzmir’de doğup, Türkiye’nin farklı noktalarında geçen çok mutlu bir çocukluğun ardından Ankara, Amerika ve İstanbul’a uzandı yolum. Grafik tasarım, sanat tarihi okudum.
Çocuk kitapları hazırlama fikri nasıl ortaya çıktı? 
Tasarım ve sanat çalışmalarımda sosyal fayda ve kadın konusu hep tekrar eden temalardı. Farkında olmadan hep dönüp dolaşıp bu konuları ele aldığımı fark ediyordum. Üniversitede okurken de bir yazımı UNICEF Gana’da staj yaparak geçirdim. Annem çocuk gelişimi öğretmeniydi ve çocuk eğitimine eleştirel bakan, projeler üreten bir insandı. Grafik tasarım okurken illüstrasyon ve dolayısıyla çocuk kitapları da tam anlamıyla bir ilham kaynağıydı. Milliyet Çocuk dergilerim her zaman başucumdaydı. İlk kızım Nar doğduğunda çocuk kitaplarına daha farklı bir gözle bakmaya başladım. Türkiye’deki örnekleri yurt dışındakilerle kıyaslamam eksiklikleri fark etmem ve bu konuda bir şeyler yapmayı arzu etmem doğal bir sonuç oldu.
Nasıl gelişti bu süreç? Nar’ın Sanat Günlüğü kızın Nar’a sanatı anlatmak gibi bir ihtiyaçtan mı doğdu?
Paris’te bir müze dükkanındaki sanatçıları ele alan çocuk kitaplarına bakarken eşime neden Türkiye’deki sanatçıların böyle kitapları yok diye serzenişte bulundum. Sonra bu soru –yine, ister istemez- sanat tarihimizdeki, aslında tüm toplumsal hayatımızdaki bir eksikliğe evirildi: Kadınlar nerede? Ve kadınları neden anlatmıyoruz? Nar’ın Sanat Günlüğü serisi tam olarak bu sorularla doğdu. Kızlarıma ve hepimize rol modeli olacak güçlü kadınları paylaşmak istedim.
Üretim süreci nasıl oluyor biraz anlatır mısın? Hangi programları kullanıyorsun? Hangi cihazlarda çizim yapıyorsun?
Yaptığım çalışma aslında bir alternatif tarih anlatısı çalışması olduğundan öncelikle derinlemesine araştırma yapıyorum. Hocalarıma danışıyorum. Okuyucularım çocuklar ve aileleri olduğundan yazdıklarımı editörüm Gülendam Kurhan, 11 yaşındaki yeğenim Nihal, annem ile paylaşıyorum. Her biri fikirlerim ve hikayem için ayrı bir filtreyi temsil ediyor. Kitaplar görsel sanat içerikli ve çocuklara yönelik olduklarından karakter yaratımı ve görselleştirme kısmını çok önemsiyorum.
Serini tamamında karakterlerin fiziksel özelliklerine sayfadaki genel komposizyona ben karar verdim ve resimleme yapan sanatçılar bunun üzerine kendi dünyalarını, renk ve dokularını koydular. Her bir kitap bir sanatçıyı ele aldığından ve bireysel ifadenin önemi vurgusunu yaptığından kitapların ortak özelliklerle beraber farklı bir görsel lezzet taşımasını önemsedim. Çok iyi çizerlerle çalışma şansım oldu ancak bu işi çok sevdiğimden fırsatını yaratıp iki kitabı da ben resimledim.
Kitapları hazırlarken seni en çok zorlayan noktalar neler? Bunları nasıl hallettin?
Genelde çizimleri eskizler şeklinde çizip, tarayıp üzerinde bilgisayarda çalışıyordum. Illustrator ve Photoshop temel programlarım, yazının yerleştirilmesi aşamasında InDesign programını kullanıyorum. Ancak ne mutlu ki şimdi iPad Pro’ya geçtim ve çizimlerimi doğrudan Apple Pencil ile tabletime yapıp neredeyse dizgi aşamasına kadar burada detaylandırıyorum. Çizme ve boyama keyfimden eksilen hiç bir şey olmadı, bilakis olanaklarımın arttığını ve zaman kazandığımı hissediyorum. İki ufak kızım olduğundan, onları yatırır yatırmaz hatta onların yanında kucağımda çizimimi yapabiliyorum. Özgürleştirici!
Benim için en büyük değerlerden biri zaman. Bir de sanatçı ve tasarımcı olarak yeteri kadar deneme yanılma şansım, olanağım olsun isterim. Zaman kısalınca denemeler yapıp kendini geliştirme şansın elinden alınıyor ve sığ sularda, risk almadan demirliyorsun gibi hissediyorum. Bu nedenle teknoloji özgürleştirici. Ancak altyapı olmadan, kendi disiplininin ve öz motivasyonu sağlamadan değil elbette.
Füreya Koral sergisinde yer almak bana kalırsa büyük şans. Nasıl oldu da gerçekleşti bu birliktelik?
Nar’ın Sanat Günlüğü serisinin Sihirli Kanatlar “Aliye Berger” kitabını Füreya Koral’ın kızı Sara Koral Aykar Hanım görmüş ve çok beğenmiş. Sergiden bahsederek bu sergiye yetişebilecek bir kitap yapıp yapamayacağımı sordu. Çok mutlu oldum. Zira Füreya Koral ve sanatçılarla dolu ailesinin son derece ilginç hikayelerini biliyordum. Serinin fikrine son derece uyan bir sanatçı kişiliği vardı, çünkü yaptıklarıyla ilklerden biri, bir öncü olmuştu. Çocukları çok sevdiğini de öğrendim. Ayrıca Prensesin Renkleri “Fahrünnisa Zeyd” kitabı ile beraber iki teyzesinin kitapları da seride yer alıyordu. Sergide teyzeleri ile Füreya Koral’ın kitapları yan yanalar.
Füreya Koral’dan sonra özellikle Nar’ın Sanat Günlüğü’nde incelemek istediğin önce kadınlar kimler?
Bundan sonra kitabının yapmayı çok istediğim farklı disiplinlerden kadınlar var. Ancak sergiler ya da etkinlikler kitaplar için şahane ortam ve bağlam yaratıyorlar, etkileri artıyor. Ulaşabildikleri insanlar ve etkilerinin niteliği artıyor, bu nedenle buna göre bir planlama yapacağım.
Alanında ilk olmuş kadınları görüyoruz Nar’ın Sanat Günlüğü kitaplarında. Bu tercih bir tür Cinsiyet Eşitliği çabası mı? Kadınların gücünü göstermek mi istedin?
Toplumsal cinsiyet eşitliği maddi ve manevi her gelişme için şart. Huzurlu, sağlıklı, mutlu ve ekonomisi sağlam bir toplum istiyorsak kadınlar eşit oranda hayatın her alanında olmalılar. Tarihte de kadınları görmeliyiz. Bunları biliyoruz, evet. Ancak bu eşitliği çocuklarla paylaştığımız ölçüde, hikayelerle temsil ettiğimiz ölçüde dönüşüm yaşanabilir. Zaten bu kadınlar var. Zoru başarmışlar ve görünür olmayı hak ediyorlar.
Nar’ın Sanat Günlüğü haricinde başka ne tür projeler var aklında? 
Çok heyecan duyduğum yeni kitap ve animasyon projelerim var. Biri değerler eğitimini merkeze alan “Hayatı Dokuyan İplikler” çocuk kitabı serisi, beş kitap çıkmıştı şimdi bu kitaplara yenilerinin eklenmesi ve animasyon filmleri gündemde. Bir de “Kız Kardeşlerin Masalı” isimli animasyon belgesel projem var ki, sabah onun heyecanı ile uyanıyorum. Kadın dayanışmasını konu alan bir uzun metraj olacak. Şu anda geliştirme aşmasında.
Nazlı Eda Noyan’a müthiş sohbeti, Füreya Koral’a ruhu, Füreya Koral’ın ailesi ve Kale Grubu’na bu muhteşem sergi için sonsuz teşekkürler. Bu sergiyi mutlaka takviminize eklemeyi unutmayın 🙂
Nazlı Eda Noyan’ı şu adresten takip edebilirsiniz.
Gizem Aydoğan