İlgi açlığı doyurulabilir mi?

201

İlgi açlığı doyurulabilir mi?  diye başlık atınca yazının metnine “Hayır” yazıp kapatasım gelmedi değil ama biraz karalamak istiyorum bu konuyla ilgili.

İlgi açlığı son zamanlarda epey dikkatimi çeken konulardan biri. Bazı insanlar neden sürekli ilgi ister? Neden ilgi çekmek için uğraşır? İnsanlar genel anlamda ilgiye mi açtır yoksa belirli bir kişinin ilgisine mi açtır? Sırasıyla gidelim.

İlgi açlığının temelinde onaylanma, aferin alma, başarıya ulaşma gibi ihtiyaçların var olduğuna inanıyorum. Özellikle onaylanma konusuyla kendindeki eksiklikleri uzun yıllardır gidermeye ve bu konudaki sıkıntılarını çözmeye çalışan biri olarak söyleyebilirim ki müthiş bir ikilem bu. Onayını istediği kişi onay/aferin vermediğinde bir anda sinirlenebileceğiniz ancak bir süre sonra öfkeniz geçtiğinde yine o kişinin onayını almak için çabaladığınız bir kısır döngüdür bu his.

Çözüm için öncelikle kendini tanımak ve daha önemlisi sevmek gerekiyor. Onaylanma ihtiyacını gerekçelendirmek yerine enerjini kendini sevmeye ve birinin “Güzel olmuş” demesine ihtiyaç duymadan hareket etmeye başlayabilirsen o zaman dış dünyadan gelecek onay beklentisi ortadan kalkıyor. Kendini sevmek de epey zor konu ancak çalışınca seviyor insan.

Belirli birinin ilgisini çekmeye çalışmak ise yine onaylanma/fark edilme/takdir edilme eksikliğinden kaynaklanıyor sanırım. Hepimizin ruhunda izini taşıdığı travmalardan mıdır bilmiyorum ancak bazı insanların bizi sevmesi, bize ilgi göstermesi, bizi onaylaması diğerlerininkinden daha önemli. Belki de hayatımızda eksikliğini duyduğumuz birinin yerine koyuyoruz o kişileri ve o kişilerin farkında bile olmadığı anlamlar yüklüyoruz onlara. Bir topluluk içerisindeyken veya bir arkadaş grubunda sohbet ederken aslında gözleriyle bile olsa onaylamasını istediğimiz bir kişi olabiliyor. Benim genel anlamda insanlarda fark ettiğim bu. Zira onaylanma ihtiyacının bir sorun olduğunu fark edip üzerine çalışalı ve neyse ki bu kısır döngüden çıkalı epey oluyor. Bu tür düşüncelere kafa yormuş biri olarak başkalarında bu davranışları fark etmek ve irdelemek de artık epey ilginç geliyor.

Onaylanma ile ilgili uğraşırken destek aldığım bir uzman bana bir yöntem göstermişti. Örnekle gidelim. Onayına ihtiyaç duyduğunuz kişi ile sürekli iletişimde kalmak istersiniz. Aramak, mesaj atmak, yanına gitmek gibi iletişim yollarında asıl amaç muhtemelen sizi daha çok sevmesidir. Bu tür bir davranış içerisinde olduğunuzu fark ettiğiniz noktada tüm iletişimi sorularla devam ettirmek farkındalığınızı anlamanıza yardımcı olabilir.

Aramadan önce “Onunla konuşmak istediğim için mi arıyorum yoksa aradığım için beni sevsin ve bana ilgi göstersin diye mi arıyorum?”

“X benim en iyi arkadaşım demesi için mi görüşmek istiyorum?”

“X beni daha çok sevsin diye mi sürekli onun ilgileneceği konularda mesaj atıyorum, yoksa bu konular benim ilgimi çektiği için mi paylaşıyorum” gibi.

Her ilişkiye bu tür soruları uygulamaya başladığında insan bir süre sonra neyi neden yaptığının farkına varabiliyor ve bu ilişkileri olması gereken yetişkin ilişkilerine dönüştürebilmek için çaba harcayabiliyor. Kendindeki durumu tespit etmek ise hem kişinin kendisine hem de aslında bu ilişkiye iyi geliyor.

Dolayısıyla ilgi açlığında ibre genelde bir kişiye doğru dönüyor. O kişi ile ilişkileri yetişkin seviyesine çıkarabildiğinde açlık ortadan kalkıyor. İlgi açlığının doyurulması mümkün değil, bu açlığın sebebinin ve çözümünün üzerine kafa yormak gerekli.

Konunun uzmanları bu duruma çok daha bilimsel bir açıklama getirebilir elbette lakin bu aralar benim zihnimi meşgul eden konular bunlar.

Sevgiler

Gizem Aydoğan

Şubat 2021